Batlamyus kimdir? Ptolemy Teoremi nedir? Batlamyus hayatı ve haritası hakkında bilgi

Batlamyus kimdir? Ptolemy Teoremi nedir? Batlamyus hayatı ve haritası hakkında bilgi 

Günümüzdeki teknolojik gelişmeler geçmişte yapılan araştırmalar ile temelleri atılmıştır. Geçmiş dönemlerde kullanılan imkanlara göre elde edilen çok önemli araştırmalar sayesinde pek çok buluş gerçekleştirilmiştir. Milattan sonra 165 yıllarında yaşadığı tahmin edilen Batlamyus bunlardan biridir. 

Batlamyus kimdir? Ptolemy Teoremi nedir? Batlamyus hayatı ve haritası hakkında bilgi
Batlamyus kimdir? Ptolemy Teoremi nedir? Batlamyus hayatı ve haritası hakkında bilgi

Batlamyus Kimdir ?

Yunan asıllı bir Mısırlı ya da Mısır asıllı bir Yunanlı olabileceği düşünülen Batlamyus hayatı hakkında çok fazla bilgi bulunmuyor. Yunanca adı Ptolemayos olsa da Ortaçağ İslam Kaynaklarında harf uyuşmazlığı nedeni ile Batlamyus olarak anılmıştır. Pek çok alanda yetkin bir bilgin olmasının yanında Coğrafi Klavuzu ile de pek çok coğrafyacıya ışık olmuştur.

İslam kaynakları, görüş birliği halinde Batlamyus’un İskenderiye’de doğup büyüdüğünü, araştırmalarını da İskenderiye’de yaptığını belirtirken; Bizanslı Theodorus Meliteniota, onun Ptolemaios Hermii adlı şehirde doğduğunu iddia etmektedir. Bununla birlikte Mes’ûdi, et-tenbîh ve’l-işrâf adlı eserinde, Batlamyus’un büyük astronomi kitabı Almagest’teki (Matematik Sentaks) bazı astronomik gözlemlerden yola çıkarak, onun, yirmi iki yıl Roma krallığı yapmış olan ve MS 161 yılında ölen Antoninus (Pius) zamanında yaşadığını tespit etmiştir.

Batlamyus kimdir?
Batlamyus kimdir?

Ptolemaios ismi, Büyük İskender zamanında Makedonyalı zengin tabakada yaygındı. MÖ 323 yılında Büyük İskender’in ordusundan bu isimde bir General (Ptolemaios I Soter), firavun unvanını da alarak Mısır’da krallığını ilan etmişti. Sonraki bütün Mısır kralları, Roma dönemine kadar Ptolemaios ismini de kullanmışlardır. Ebu Ma’şer el-Belhi (IX. yüzyıl), Batlamyus’u söz konusu hanedanın soyundan sayarak İskender’den sonraki on Mısır Kralının bilgin olduklarını ve Almagest’in yazarı Batlamyus’un da onların soyundan bir bilgin olduğunu belirtmiştir. Ancak bununla ilgili günümüze ulaşan bir kanıt bulunmamaktadır.

Batlamyus’un, kendisinden yaklaşık dört yüz yıl önce yaşamış Eratosthenes (MÖ 276-194) gibi İskenderiye Kütüphanesinde görev aldığı düşünülmektedir. Almagest’i İngilizceye çeviren Gerald Toomer’a göre Batlamyus’un İskenderiye’den farklı bir yerde yaşadığına ilişkin elimizde bir bulgu yoktur. Sonuç olarak onun, MS II. yüzyılda etkin olduğunu ve İskenderiye’de ya da oraya yakın bir yerde yaşadığını kabul edebiliriz.

Batlamyus, Hipparkhos (MÖ 190-120) ve Eratosthenes gibi İlkçağ’ın büyük astronomlarının görüş ve buluşlarından önemli ölçüde faydalanmış, bu konuda dağınık bir şekilde bulunan bilgileri derleyerek sistematize etmiştir. “Yer Merkezli Evren” modelini geliştirirken, Dünya’nın sabit ve hareketsiz olduğunu ispatlamak üzere deliller öne sürmüştür. Bu delillerin kaynağı olan gözlemleri kendisinin bilfiil yapıp yapmadığı net olmamakla birlikte, onun astronomiyi bir bilim haline getirdiği ve kendisinden öncekilerin çalışmalarına teorik anlamda büyük ölçüde eklemeler yaptığı muhakkaktır.

Batlamyus’un astronomi, coğrafya ve astroloji hakkındaki eserleri, İslam, Bizans ve Avrupa düşüncesini ve ilmini derinden etkilemiştir. Astronomi hakkındaki eseri Almagest (Matematik Sentaks), antik çağlardan günümüze kalan tek kapsamlı astronomi kitabıdır. Daha sonra Megale Sentaks (Büyük Sentaks) olarak adlandırılan bu eser, Arapçaya da el-Mecistî olarak çevrilmiştir. Batıda bilinen ismi Almagest de bu uyarlamadan gelmektedir. Yazımızın konusu olan ikinci büyük eseri Coğrafya dışında, diğer büyük çalışması da çağlar boyu etkili olan astroloji hakkındaki Tetrabiblos’tur (Dört Kitap).

Batlamyus Tetrabiblos

Coğrafya (Geographika Hyphegesis)

Coğrafya terimi, Yunanca asıllı olup “geo” (Yer) ve “graphia” (yazmak/betimleme) kelimelerinden meydana gelir. Bilindiği kadarıyla bu terimi ilk kullanan ve Dünya’nın çevresinin büyüklüğü ile ilgili ilk anlamlı ölçümde bulunan kişi Kireneli (Libya) Eratosthenes’tir. Günümüze ulaşan en eski Dünya haritalarının izi Babillilere kadar devam ettirilebilmekle birlikte, bugün anladığımız tarzda enlem ve boylam çizgilerini titizlikle irdeleyen ilk kişi antik çağın en büyük bilim insanlarından biri olan İznikli Hipparchos’tur. O, Babillilerden aldığı altmışlık sistemi meridyenlere uygulamıştır. Ancak bu iki ismin coğrafya ile ilgili çalışmaları tam haliyle günümüze ulaşamamıştır. Bu iki büyük ismin dışında Amasyalı Strabon (MÖ 64 – MS 24), on yedi kitaptan oluşan anıtsal eseri Geographika’da, bilinen Dünya’nın değişik bölgelerindeki insanların ve memleketlerin tarihini ve coğrafi bazı özelliklerini anlatmıştır. Bu eser, Bizans İmparatorluğu üzerinden Avrupa’ya geçmiş ve günümüze ulaşabilmiştir. 

Batlamyus kimdir?

Ayrıca Batlamyus, katoptrik (yansıma) konusuyla da ilgilenmiş ve yapmış olduğu ayrıntılı deneyler sonucunda üç prensip ileri sürmüştür:
1. Aynalarda görünen nesneler, gözün konumuna bağlı olarak, aynadan nesneye yansıyan görsel ışın yönünde görünür.
2. Aynadaki görüntüler nesneden ayna yüzeyine çizilen dikme yönünde ortaya çıkarlar.
3. Geliş ve yansıma açıları eşittir.
(*BOT = *GOT)
Bu prensipler çizim yoluyla yandaki şekilde gösterilmiştir. Buna göre, AY * ayna, G * göz, B * nesne, B’ * görüntü, O * ışının aynada yansıdığı nokta, TO * Normal’dir.
Bu üç prensipten ilk ikisini kuramsal, üçüncüsünü ise deneysel olarak kanıtlayan Batlamyus, ayna yüzeyine gelen ışının eşit bir açıyla yansıdığını gösterebilmek için, üzeri derecelenmiş ve tabanına düz bir ayna yerleştirilmiş olan bakır bir levha kullanmıştır.

Batlamyus kimdir?

Bu levhaya teğet olacak biçimde bir ışın huzmesini ayna yüzeyine gönderip, gelme ve yansıma açılarının büyüklüklerini belirlemiş ve bunların birbirlerine eşit olduğunu görmüştür. Batlamyus bu deneyini küresel ve parabolik bütün aynalar için tekrarlayarak, ulaştığı sonucun doğru olduğunu kanıtlamıştır.
Batlamyus, dioptrik (kırılma) konusuyla da ilgilenmiş ve ışığın bir ortamdan diğerine geçerken yoğunluk farkından dolayı yön değiştirmesinin nedenini araştırmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçen ışının, Normal’a yaklaşarak ve çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçen ışının ise Normal’den uzaklaşarak kırıldığını ve kırılma miktarının yoğunluk farkına bağlı olduğunu ileri sürmüştür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


Web Tasarım