Kapitülasyon nedir?Osmanlı Devletinde Kapitülasyon 

Kapitülasyon nedir?Osmanlı Devletinde Kapitülasyon

Kapitülasyon Nedir?

Ayrıcalık anlamına gelen kapitülasyon; sadece ekonomik ayrıcalıkları kapsamamakta, idari ve eğitim alanını da kapsamaktadır. Osmanlı Devleti’nde görülen kapitülasyonlar arasında din özgürlüğü, vergi muafiyeti, kendi okullarını açabilme ve seyahat edebilme özgürlüğü gibi ayrıcalıklar vardır. Kapitülasyonların bir ülkenin yabancılarına ayrıcalık olarak verilmesinden ötürü ülkenin kendi vatandaşları açısından kötü olarak yorumlanmıştır.

İlk kapitülasyonlar Selçuklu, Bizans ve Akdeniz kıyısındaki Arap ülkelerinde görülmüştür. Kapitülasyonların veriliş amacı ticareti kendi ülkelerine çekmek olsa da daha sonra merkantilist politika haline gelmiştir. Bir ülkenin başka bir ülkeye ayrıcalık verebilmesi için güçlü bir ekonomiye sahip olması gerekir. Kapitülasyonların bir süresi bulunmadığından dolayı süresiz olarak verilmektedir.

Kapitülasyon Ne Demek?

Latince (caput) baş anlamına gelen kapitülasyon, baş eğmek anlamını taşımaktadır. Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında bile var olduğu görülen kapitülasyon, Osmanlı’nın eski gücünü ve ekonomisini yitirmesi ile birlikte egemenliğini tehdit eden bir durum haline gelmiştir. Fransızcadaki ”capitülation” kelimesinden Türkçeye giren kapitülasyon, sürekli veya geçici olarak tanınmış hakları belirtmek için kullanılmaktadır.

İtalyancada kapitülasyon kelimesi anlaşma anlamına gelirken, Türkçede ayrıcalıklar anlamını taşımaktadır. Devletler arasında görülen kapitülasyon, antlaşmalar halinde düzenlenmektedir. Osmanlı Devleti’nde kapitülasyonlar sadece yabancılara verilmiş olup yerel halk böyle bir ayrıcalıktan faydalanamamıştır. Kapitülasyon normalde karşılıklı olarak verilmesi gerekirken, Osmanlı’nın son zamanlarında verilen bütün kapitülasyonlar karşılıksız olarak verilmiştir.Kapitülasyon kapsamında verilen ayrıcalıklara, eksiksiz olarak uyulması gerekir.

Pozitif ayrımcılığın bir ismi olan Kapitülasyon, bir denge politikasının gereklerinden biri olarak görülmüştür. Devletin yıkılmasına yol açacak olan kapitülasyon, Osmanlı’da ilk olarak yükselme evresinde ortaya çıkmıştır. Padişahın yaşamı ile sınırlandırılan kapitülasyonun süresiz hale gelmesi, Osmanlı Devleti’nin zor duruma sürüklenmesine neden olmuştur. 1923 yılında resmen Lozan Antlaşması’nın imzalanması ile kapitülasyonlara son verilmiştir.

Osmanlı Devletinde Kapitülasyonlar

Osmanlı kapitülasyonları, Osmanlı İmparatorluğu’nda yabancılara verilen ekonomik, adli, idari vb. hak ve ayrıcalıklardır.Kapitülasyon kelimesi Latince “şartlar, fasıllar, maddeler” anlamına gelen “capitula” sözcüğünden türemiş olup “teslim olma” anlamı galat-ı meşhurdur.

Osmanlı Devleti’nin verdiği kapitülasyonların çoğu iki taraf için geçerli olsa da ekonomisi güçlü olan taraf kapitülasyonlardan fayda sağlarken ekonomisi zayıf olan taraf kapitülasyonlardan zarar görmüştür.

Osmanlı Devleti’nin verdiği kapitülasyonlara örnek olarak Osmanlı kentlerinde örgütlenebilme hakkı, yabancıların kendi aralarındaki anlaşmazlıklarda konsolosluklara yargı yetkisi tanınması, Osmanlı topraklarında seyahat, taşımacılık ve satış serbestliği, Osmanlı sularında gemi işletme hakkı verilebilir.

Osmanlı vatandaşları da Avrupa devletlerinde, bir Avrupalının Osmanlı ülkesindeki sahip olduğu haklara sahipti.Ancak Osmanlı ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanmaktaydı ve Avrupa ülkelerinde ticaret yapacak herhangi bir kesimi yoktu.Ayrıca Avrupalı devletler kendileri Osmanlı Devleti’ne mal ihraç ederken gümrük vergisi ödememelerine karşın, Osmanlı malları ithal edilirken gümrük vergisi alıyorlardı.Yani fiilen Osmanlı Devleti’ne bir avantaj getirmiyordu.

İlk kapitülasyonlar Macaristan, Sırbistan ve Akdeniz kıyısındaki Arap ülkeleri tarafından verildi.Bu devletlerin amacı ticareti kendi ülkelerine çekmekti.

15-16. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu da aynı nedenlerle Venedik, Ceneviz ve Fransızlara kapitülasyonlar vermişti.

15. yüzyılda Hindistan’a deniz yolunun keşfi üzerine başladı, zamanla Avrupa’nın merkantilist politikasının aracı haline geldi.

Kapitülasyonlar ilk olarak 1352 yılında Orhan Bey Döneminde Cenevizlilere verilmiş, I.Murat Döneminden itibaren ise (1384) Venediklilere verilmiştir.1740 yılında I.Mahmut ve XV.Louis arasında yapılan bir anlaşmayla sürekliliği olan devletlerarası bir ticaret sözleşmesine dönüşmüştür.

19. yüzyıldaki sanayi devrimi her şeyi değiştirdi. Osmanlı ve Avrupa arasında artık bir nitelik farkı doğmuştu. Osmanlı topraklarını Avrupa’ya tek bir pazar olarak açan 16 Ağustos 1838 tarihinde imzalanan Baltalimanı Antlaşması, yalnızca bir ticaret değil aynı zamanda ileri düzeyde bir kapitülasyon anlaşmasıydı.İhracat yasağı ve devlet tekelleri kaldırıldı.Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu.Bundan sonra Osmanlı artık mamül mal üretemeyecek, kumaş yerine iplik, iplik yerine ham pamuk ya da yün hatta pamuk kozası satar hale gelecektir.

Yabancıların ayrıcalıkları zamanla gayrimüslim Osmanlılara da tanındı. Osmanlının borçlanmaya başlaması kapitülasyonlarla birleşince, Osmanlı kendisini önce Düyun-u Umumiye’ye teslim etmiş, ardından yabancı şirketlere çok büyük imtiyazlar vermiş (demiryollarının işletilmesi gibi) ve sonunda Sevr Antlaşması’nın Osmanlının tüm maliyesini elinde tutacak olan bir Maliye Komisyonu kurulmasını öngören 232.Maddesini kayıtsız şartsız kabul etmiştir.

Kapitülasyonları kaldırma sözü Türk Kurtuluş Savaşı’ndan önce 1856’da alınmıştır.Ancak, Osmanlıya verilen bu söz hiçbir zaman yerine getirilmemiştir.İttihat ve Terakki’nin 1911 yılında kaldırdığı kapitülasyonlar Sevr Anlaşması ile daha da güçlü bir şekilde Osmanlı Devleti’nin sırtına bindirildi.

Kapitülasyonlar Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Sovyetler Birliği ile yapılan 28 Mart 1921 Anlaşmasının 7.Maddesiyle “geçersiz ve kaldırılmış” sayıldı.Kapitülasyonların gerçek anlamda kaldırılmas Lozan Antlaşması’yla olmuştur.

 


Translate »

Web Tasarım