Türeyiş Destanı Özet

Türeyiş Destanı Özet 

Türeyiş Destanı türü :Hikaye türünde yazılmış bir eserdir.

Türeyiş Destanı konusu:Türk destanlarının hemen hepsi kişilerde hayranlık uyandıracak eserlerdir. Destanlardan bir tanesi de Türeyiş Destanıdır. Uygur Devleti’ne ait olan bu destan Göktürk Devleti’nin yıkılmasından sonra Türklerin tekrar nasıl ayağa kalktığını anlatır. Hükümdarın kızı Bozkurt ile evlenerek soyunu devam ettirir. Fakat bu Bozkurt tanrıdır. Tanrı, Bozkurt suretine bürünerek Hun Hakan’ın kızı ile evlenmiş ve bu sayede Bozkurt ruhu taşımakta olan çocuklar dünyaya gelmiştir. Aynı zamanda dünyaya gelen Bozkurt çocukları Bozkurt sesine sahiptir. Yine bu çocuklar da Bozkurt ruhunu içlerinde barındırarak çoğalmışlardır.

Türeyiş Destanı Özet

Türeyiş Destanı Özet

Uygur hakanı kızlarını insanlarla evlendirmeye kıyamaz. Tanrı’ya kızlarıyla evlenmesi için yalvarır. Tanrı da kurt suretinde görünerek hakanın kızlarıyla evlenir. Bu evlilikten “Dokuz Oğuz” ve “On Uygur” boyları oluşmuştur.

Hun beylerinden birinin çok güzel iki kızı vardı. Bu bey kızları ile ancak Tanrıların evlenebileceğini sanıyordu. Bu sebeple ülkesinin kuzey tarafında yüksek bir kule yaptırarak iki güzel kızını Tanrılarla evlenmek üzere buraya getirdi.

Türeyiş Destanı Özet

Bir süre sonra kuleye gelen bir kurdun Tanrı olduğunu sanarak kızlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden doğan Dokuz Oğuzların sesi kurt sesine benzerdi. Göç Destanı Uygurların yurdunda “Hulin” isimli bir dağ vardı. Bu dağdan Tuğla ve Selenge isimli iki nehir çıkardı. Bir gece oradaki bir ağacın üzerine gökten ilâhi bir ışık indi. İki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle izlediler. Ağacın gövdesinde şişkinlik oluştu, ilâhi ışık dokuz ay on gün şişkinlik üzerinde durdu. Ağacın gövdesi yarıldı ve içinden beş çocuk göründü. Bu ülkenin halkı bu çocukları büyüttü. En küçükleri olan Buğu Han büyüyünce hükümdar oldu. Ülke zengin halk mutlu oldu. Çok zaman geçti. Yuluğ Tiğin isimli bir prens hükümdar oldu.

Türeyiş Destanı Özet

Çinlilerle çok savaştı. Bu savaşları bitirmek için Oğlu Galı Tigini bir Çin prensesi ile evlendirmeye karar verdi. Çinliler, prensese karşılık hükümdardan Tanrı dağının eteğindeki Kutlu Dağ adını taşıyan kayayı istediler. Gali Tigin kayayı verdi. Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler. Ufak parçalara ayrılan kayayı arabalara koyarak Çin’e taşıdılar. Memleketteki bütün kuşlar, hayvanlar kendi dilleriyle bu kayanın gidişine ağladılar. Bundan yedi gün sonra da Gali Tigin öldü. Kıtlık ve kuraklık oldu. Yurtlarını bırakarak göç etmek zorunda kaldılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


Web Tasarım